Seni gelecek diye; sol yanımı boş bıraktım...

4/5/2008 - karahindiba..

Kategori: siir

 

"karahindiba..

yılın son çiçeği olmalı.." demişti buz devrinin kahramanı gülümseyerek...

karahindiba...

en sevdiğim,en anlam yüklediğim çiçekse;

karahindiban olmalıyım..

gülüm deme bana

güller soluyor,asaleti kısıtlı..

papatyam deme bana

fallara yenik düşüyor yaprakları..

ben senin karahindiban olmalıyım

tabiatının çirkinlikleri gösterince yüzünü

gülümsemeliyim sana çamurlu toprakların arasından

evet dedim ya;

karahindiban olmalıyım ben senin

yılının ve ömrünün en son çiçeği olmalıyım..

herkesin el ayak çektiği anda

yanıbaşında,sana yaren olmalıyım..

 

                                                 AynŞınKaf (şu an yazıldı:)))

 

Bağlantı

3/5/2008 - AĞLAMA ÇOCUK...

Kategori: hayat

AĞLAMA ÇOCUK

Neden hep camlardan bakıp durursun?
Yoksa o sokaklar sana yasak mı?
Biraz çıksan sen de vurulur musun?
Yoksa anayasan anayasak mı?
Yoksa sana çocuk; ana yasak mı,
baba yasak mı,
yoksa ana-baba
sana yasak mı?

Hayatı görmeden ölü mü gördün?
Kanmadan suya kan gölü mü gördün?
Tütmeden ocağın, külü mü gördün?
Söyle bana çocuk, aralasak mı,
paralasak mı,
yoksa şu dünyayı
karalasak mı?

Kocaman amcalar düşman mı sana?
O ulu devletler pişman mı sana?
Yeter artık çocuk, ağlamasana!
Bana sorma çocuk;
bilmem ki bu dünya yaşlıların mı,
sahi, yoksa çatık kaşlıların mı,
yoksa.. yoksa savaş başlıların mı?

Dünyanın önünde ağlama çocuk,
Boğazıma düğüm bağlama çocuk,
Yeter, yüreğimi dağlama çocuk..
ağlama çocuk...

Ali TOSMER
mart'2003

Bağlantı

3/5/2008 - TEK KALE MAÇI..HAYATLA...

Kategori: hayat

 

 

ben seni kaybetmişim,

hayatı ıskalamışım ne farkı var...

sen benim için sadece zaman kaybı değil

sahanın kalesine dayanarak döktüğüm gözyaşımsın...

öyle ya gözyaşı;boşa geçen zamanın sessiz sızıntısıdır...

                                                                   ayn-şın-kaf

Bağlantı

2/5/2008 - YÜRÜYELİM SENİNLE...

Kategori: ask

 

Yürüyelim Seninle İstanbul'da


Kırmızıyı sevdiğini bilseydim
hayallerim kıpkırmızı olurdu

İstanbul hala güneşin ardında
ufuklarında birkaç kara leke
birkaç kan pıhtısı dudaklarında
İstanbul hala sevimli mi sevimli
ve hala bir tomucuk tadında
yürüyelim seninle İstanbul'da..

korkusuz bir rüyadır
bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü
yenilgisiz bir muamma gibidir
arar bulusmayan ellerimizi
deli rüzgar yine sarhoş, hovarda..

tam orada, Çamlıca yokuşunda
birkaç bulut çekelim gökyüzünden
damarlarımızdan geçirelim ve birden
bırakalım suların üzerine
sen bir defa konuş, sen bir defa gül
kumlu ebrular yapalım seninle
serpmeli ebrular, bülbülyuvası
hercaimenekşe, gonca ve sümbül..

yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında
yürüyelim seninle İstanbul'da
boğaziçi magrur türkülerini
gözlerine baka baka söyleyin
martılar üşüyünce
denizin sıcağında bulsunlar kalbimizi ..

anlayabilir misin
neden çıban gibi büyür bağrımda
büyürde kelebek olur bu sızı
kırmızıyı sevdiğini söyledin
bu yüzden mi günlerdir
İstanbul'da gül kokusu yayılan
tepeler kırmızı, sular kırmızı ..

İstanbul bilmeli ki, sahillerine
mehtabı taşıyan senin bakışlarındır
İstanbul bilmeliki, limanlardan gemiler
önce senin yüreğine açılır
uzaklarda bir yerde
toprağı öpmek için eğilen bahçıvanın
parmaklarında hüzün
sana doğru akan nehrin
ağlayan suretidir ..

bir elimizde umut
bir elimizde sevda
yürüyelim seninle İstanbul'da
musiki kesilsin, tükensin yazı
çaresiz kalınca mızrap ve şiir
ozan bir kenara bıraksın sazı
ressam fırçasına neden mi kızgın
tuvalde çizgiler, renkler kırmızı
kırmızıyı sevdiğini bilince
çekilir mi artık güllerin nazı ..

Anadolukavağı'nda her akşam
burcu burcu bir rüyadır hayalin
karanlık, hüznünü düşürür dağa
kuşlar kanat çırpar, yıldızlar ağlar
endamın her sabah iner toprağa

hasret, yanlızlığı çoğaltan deniz
ayrılık acıyla süzülür kandan
nefesin fermandır Topkapı Sarayı'nda
dönüşünü bekliyor rıhtımda şehzadeler
öylesine yorgun, mahzun ve candan

İstanbul bir yanımda, sen bir yanımda
uykusundan uyanınca fırtına
dalgalar türkümüze aşina olur
yüzümüze bakınca deniz fenerleri
sahibini arayan gemilerin
çığlığıyla vurulur ..

tarih heyelandır hainlerin ardında
İstanbul tarihin soylu anası
biz bu yürüyüşü çiğdemlerden almışız
sevdayı kız kulesi'nden
yalıların burukluğu altında
geçiyoruz sokaklardan delice

anlayabilir misin
beyoğlu'nda gezinen
hayal kırıklığının benden türediğini
anlayabilir misin
kırmızı neden böyle
doldurur aynalara inleyen yüreğimi

sana giden yolların kavşağında
bir adam direniyor izini bulmak için
siliyor tanyerine akan alın terini
ufkunda sapsarı umudun rengi
mavi yitik, beyaz kızgın ve siyah
arıyor sessizce kaybolan günlerini

Gülhane'de simit satan çocuklar
nasıl anlasınlar ellerimizin
neden böyle çekingen olduğunu
Ayasofya önünde tramvay bekleyenler
gökyüzüne dokunurken bu acı
kimdir diye sorsunlar içlerinden
birlikte yürüyen iki yabancı

biz gitsek de, İstanbul'da yine de
yıllar yılı gezinmeli bu sızı
benden bir yaralı şiir kalmalı
senden bir tebessüm, bir de kırmızı

Nurullah Genç
Bağlantı

2/5/2008 - kumdan kaleler...

Kategori: ask

Kumdan Kaleler

Külhani bir sevinç
Sarar ansızın yüreğimi
Yeniden oluşturmak gibi
Gündüzü ya da geceyi
Bir kıvılcım vardı önce,
Yarım kalmış bir hece
Yağmurlu bir kent sonra,
Yorgun düşen gitgide.

Ve sanki hiçbir şey yaşanmamış gibi
( Ve sanki tüm bunlar birer masal gibi )
Maskelerini kuşandı insanlar
Rüzgara savruldu sesim,
Yarım kalmış bir şarkıdan (sayfadan)
Suskunluğu öğrendi insanlar.
Ve belki sen, belki ben,
Belki de biz ve onlar
Kumdan Kaleler kuran,
Denize doğru
Bakarsın çoğalırız yaşam denen bu oyunda
Cemresi oluruz yarınların.


Aynadan bakan yabancı yüzler örter üstümü
Kurşuna dizilmiş bir şehir olur düşlerim
İki gözüm iki yağmur, henüz aşkı tatmamış
Oysa sen, belki ben, bir suç ya da bir kusur

Bağlantı

30/4/2008 - uzaklarda bir yerlerde...

Kategori: bekleyis

Sen vardın içimde ama gittin. Şimdi nerdesin bilinmez, ama her gece bensiz uyuyup sabaha bensiz açtığın oluyor gözlerini. Bunu bilmek parçalıyor beni. İçten içe eriyorum sanki. Kabuslarıma giriyor sensizlik. Hani insanın en etkisiz hali uykudakidir ya, hep o zaman darbe yedim senden. Bir türlü uyanamadım, ne giderken ne yiterken. Kaybetmişliklerimde bulmayı umdum seni, çok bekledim ama olmadı. Çabaladım ama öyle bir gitmeyle uzaklaşmışsın ki buralardan, iyi olan hiçbir şey kalmamış ardında. Artık pes ediyorum. Ne zaman istersen gel viran eyle beni. Uzaklardasın biliyorum, kalbim uzaklarda atıyor, aldığım nefes oralardan geliyor sanki bana ve....

Uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor...


 

Bağlantı

30/4/2008 - MEVLANA'DAN DÖKÜNTÜER...

Kategori: hayat

 

Sen kapıları, testileri hele bir kır, Sular nasılsa bir yol tutar gider.

Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey! Kimden kaçıp kurtarıyoruz, Hakk'tan mı? Ne boş zahmet!

Rüzgâr ateş için neyse, ayrılık da aşk için odur; küçük bir aşkı söndürür, büyük bir aşkı daha da güçlendirir.

Testide ne varsa dışına o sızar!

Toprağıma, mezarıma söyleyeceğin sözleri, şu gamlı kulağıma saç; şimdi söyle bana!

Denizi bir testiye döksen ne kadar sığar? Harislerin göz testileri dolmaz; halbuki sedef kanaat etmedikçe içi inci dolmaz!

Su, ateşe galiptir. Ancak bir kaba girerse, ateş o suyu kaynatır, yok eder!

Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır!

Aşkı ateşten başka hiçbir şey söndüremez.

Körler görmese de yıldızlar vardır.

Neyi arıyorsan, O'sun sen!

Ve... "El" i görmeyen kişi, yazıyı kalem yazdı sanır!

 

(MEVLANA)

Bağlantı

30/4/2008 - UÇUYOR AŞKIN KUŞU...

Kategori: ask

 

"...

Gönülde yuvalanmış Bir ağ kurmuş örümcek..
Uçuyor aşkın kuşu Ha düştü ha düşecek..
Gerçek sevda bir inci Midye içinde saklı..
Öyle seveceksinki Sevilen bilmeyecek
...

..."

Bağlantı

30/4/2008 - VAKİT TAMAM...

Kategori: ask

 

 

Sana sitem etmeden, zarar vermeden
Almadan bana ait hiçbir şeyden
Tamladım hesapları kendi içimde
Yola çıktım, öyle gerekti, bil istedim..

Anlatamam nedenini kelimeler bitti
Yine masum say kendini eskisi gibi
Ne aşk kaldı nede gurur hepsi yerlerde
İnsan neler görüyor öze dönünce..

Vakit tamam şimdi gidiyorum..
Durdurmak isetsende kararım karar.
Bu gidişin sebebi yok gorünsede
Özümde yaşattığım acılarım var...

Israr etme, edeceksen
Bugün sil beni bir gün sileceksen..
Gidermiydim, böyle güçsüz
Sevseydin bari beni biraz içinden..

Bağlantı

26/4/2008 - İtiraf ya da Kendime İftira...

Kategori: siir

İtiraf ya da Kendime İftira

 

Bütün çocuklar
Sarışın doğacak artık
Ellerimde bir nehrin ölüsü
Ve şemsiyem rahmete karşı tüfenk

Geç anladım
Tek suçlu benim
Ve tek kefaretimse bedenim

Suçluyum
Sıkılmış yumruğumu tomurcuk sandım
Çok zaman
Bir albatros gibi
Kanadımın tırpanıyla biçtim havayı
Bütün akşamları
Aşkın çekilmemiş bir fotografı saydım
Azizeler gizlendi sakallarımda
Göğün kumsalı zannettim uçurumları

Ve sen
Okunaksız bir sesle şarkılar söyledin
Susmanın ağuladığı sesimi taradım bense
Ezberinde karanlık olan aynalarda
Seslerimizin bitiştiği her yerde
Bir ırmak depreşti
Suçluyuz
Bütün cellatlar intihar etti
Bir aşk
Çarmıha çakılı
Her kavşağında şehrin
Yok artık ağlayınca güzelleşen kadınlar
Her mucize biraz daha azaltıyor imanımızı
İnsanlar alışmışlar aşkın taşrasına
Bulutlar herkesin kabusu
Suçluyum
Dudaklarımda sancıyan her çığlığı
İçimdeki sarnıca sarkıttım
Adım uzakları gösteriyor
Ne giysem soyka
neye dokunsam altın

kulaklarımda uğuldayan
sessizliğin yankısıyla
aklın tel örgülerine ağdım
gözlerim kamaştı karanlıktan

suçluyum
ve gidiyorum
yankım beni çağırıyor
bana tutuklu gövdem

gidiyorum
kuma sapladım kargılarımı
ve kılıcıma ab-ı hayat sürdüm

 


Tahir AKAY-1999

(Öğretmenimize sonsuz teşekkür ediyoruz...www.tahirakay.com dan ayrıntıları ziyaret edebilirsiniz...)

Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

gül bülbüle gül dedi..bülbül gülmedi gitti.. gül bülbülüne,bülbül gülüne kavuşamadı,gitti...

Kategoriler

  • ask
  • bekleyis
  • Din
  • edebiyat
  • hayat
  • siir
  • vatan
  • Arkadaşlarım

    mahsunsiirler
    sahipsizkelimelerim
    vuslatsevdasi
    bahtiyar
    daimaileri
    hayatadairyansimalar
    woswos
    birnefessin
    yusufisevda
    siyahodam
    esrariask
    asktozu
    djpoyraz
    kosedekigolge
    kariha
    metekan
    eftandise
    ikikanat
    eslemnokta
    songuldemirbag